個人檔案Hüzün Isgalinde Yüregim....相片部落格清單更多 工具 說明

Hüzün Isgalinde Yüregim...(SUSKUN KIZ)

8月7日

MAVİ BİR ÖLÜM..

 
 
Mavi Bir Ölüm
yine sana sesleneceğim
senin kim olduğunu hiç bilmeden, senin kim olduğunu en çok bilerek
isyankar zambakların, çılgın nilüferlerin
dört nala açarak kiraz çiçeklerinin, dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım

sarı bir hüzün, kızıl bir gurur ve siyah bir öfkeyle konuşacağım sana
sana oklardan değil, yaydan bahsedeceğim
gülün dikenlerinden değil,
gülleri ve dikenlerini doğurmaktan yorulmayan topraktan söz açacağım
akan su gelmeyecek kelimelerime,
suyu şefkatla kucaklayan sessiz taşların canını yakan damlaları
dillendireceğim
yine sana sesleneceğim, senin kim olduğunu hiç bilmeden,
bilmek istemeden
alaaddin'in sihirli lambasından çıkan cin, bana gelseydi
ve ne dilersem dilememi isteseydi, hiç bir şeyi elde etmeyi dilemezdim
bir şeyden vazgeçmeyi isterdim sadece
hayatta bir şeyden vazgeçmem lutfedilseydi...
bedeli herşeyim olsa bile
sana seslenmekten vazgeçmek isterdim
garip değil mi?
sana seslenmekten vaçgeçmediğimi,
bundan hoşlandığımı düşünüyorsun belki de
oysa sana seslenmek, bütün hesaplarımı gördüğüm bu dünyadaki
tek geride kalmiş hesap benim için
bu dünyadaki tek yük bu seslenişin kalbini avcumda tutabilmek
kürek mahkumu için kürek ne ise, benim için de sana seslenmek o
bir yandan gemiyi ufka ulaştırmanın tek yolu
öbür yandan bileklerimden sızan kanların,
gönlümü işgale yeltendiği bir rotanın can suyu
oysa ben sana küreklerden değil,
gemiden bahsetmek isterdim!
atalarım bana kadınlara gökyüzünü,
gemileri ve yelkenleri anlatmayı öğrettiler
sen kürekleri, yağlı urganları,
geceyi siyaha gömen fırtınaları ögretmeye calışıyorsun
sana ellerimle dokunarak, gözlerimle okşayarak göstermek isterdim
rüzgarla şişen beyaz yelkenleri
ama senin vaktin yoktu
ben bunu hiç anlayamadım
kavminin kadınlari bana öğretmediler ki!
bazı kadınların beyaz güvercinlerden daha çok siyah apoletleri
sevebileceğini
sana sesleniyorum
ve gözlerim bileklerinden parmak uçlarına kadar toplanmış
kan pıhtılarını seyrediyor
kürekleri bırakmıyorum
önce yücelttiğin, sonra terk ettiğin aşkın onuru için
kalemi bir an elimden düşürmüyorum
Ankara kalesinin önünde sana sesleniyorum
benden kaçıp cennete gitmek isteseydin,
seni cennetin kapısına kadar götürürdüm
bana gelmek için seni korkutan cehennem olsaydı
cehennemle konuşurdum
seni ona anlatabilirdim
oysa sen ne cenneti isteyecek kadar aşk oldun
ne de cehennemi isteyecek kadar ayrılık
"seviyorum seni ama" dedin, "hoşçakal" diye ekledin
"şimdi gitmeye mecburum, belki yine gelirim,
umarım gelirim" son sözün oldu
cennetin ve cehennemin dillerini,
savaş mağaralarını ve aşk şiirlerini,
gazelleri ve boleroları öğreten atalarım
senin sözlerinin anlamını ögretmediler,
hiçbir şey söylemedin gittin
ayrılığın dilsiz olduğunu ben senden öğrendim
dilsiz olanın yaşayabileceğini sen ögrettin bana
ve kalemime ilk defa yaban gözlerle baktım
yine, yeniden, sadece sana sesleneceğim
müebbet bir aşk dışında bildiğim tüm duyguları terk edeceğim
sana sesleneceğim yine
seni sadece kuru bir sevgiyle değil
derin bir hüzünle,
binlerce yıllık bir gururla
ve pervasız bir öfkeyle sevdiğimi duyumsuyor musun?
mütevazi bir sevgiyle değil, küstah bir aşkla sevdim seni
ben osmanlı gibi kollarımın yetışemediği bir aşkı
kucaklamaya çalışırken
sen köprülerin ülkesi venedikteki son sancağı
kışın üşümemek için şal yaptın kendine
neden bilmiyorum özlemin artıyor içimde
zaman geçtikce eksilir demiştin oysa
atalarımın öğrettiklerine ters düşse de, sana inanırım bilirsin
zamanla unutursun demiştin, niye daha derinleşiyor öyleyse?
derinleşiyor özlemin ve gönlümde bir iç savaşta dökülen kanları,
coşturuyor ayrılık sözlerin
öfkelerin kararlılığını aşka katık ederek konuşacağım
bedenim bu dünyayı terk edene kadar
öyle sanıyorum ki
hüzünle ve acıyla pek barışık olmadığım için
benden uzun yaşıyacaksın
benden sonra kelimelerim gelecek gönlüne
onların benden geldiğini bir tek sen bileceksin
küstah bir aşkla seveceğim seni
ben savaş ve ölümle haşır neşir olan kelimeler dışındakileri
unutmaya gayret edeceğim
ömrümün geri kalanında
sana sesleneceğim yine
ben seni beyrut gibi sevdim ama
sana ne Mağrib'i ne de Manhatten'ı anlatamadım
Bağdat'ı ve Şam'ı işgale yeltenmişken
venedikten gelen ihanet tarumar etti ordularımı
sarı bir keder, kızıl bir kibir, siyah bir isyanla konuşacağım sana
senin kim olduğunu hiç bilmeden
ağlayan zambakların, dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım
senin kim olduğunu en çok bilerek
kavmimin bana vaad ettiği tüm aşkları terk edeceğim
müebbet bir aşk, sarı bir hüzün,
kızıl bir gurur ve siyah bir öfkeyle konuşacağım
bu dünyayı terk etme müjdesi gelene kadar...
hüznü, gururu ve öfkeyi bilseydim keşke
hüznümün beni aşan taşkınlığını
gururumun binlerce yıl önce'den miras kalmış hoyratlığını
öfkelerimin hiç bir zaman sona ermeyecek ve azalmayacak kararlılığını
anlayabilseydim, anlatabilirdim sana
seninle yaşanan bir aşktan sonra
ayrılığın ölüm bile olsa, MAVİ BİR ÖLÜM olacağını.
 

ÖMER ÇELİK
 
 
 
7月29日

Kaç bahar kaldıysa ömrümde benim o kadar umudum var...

 
 

“Güzel olan hiçbir şey eskimez.” dedi dostum. İncecik bir sızı duydum, sustum...
Gözlerimi kapayıp kana kana içtim kelimelerini. Eskimiyordu hiç, biliyordum...
Senin gözlerimde hiç eskimediğin, eskimeyeceğin gibi...

Ben seni bulmak için tüm dünyayı dolaşabilirdim ama sen buldun beni.
Bende kaybettiğim beni... Uzansam sana, dokunmak bir şey değil yanmaktan korkuyorum.
Korktukça kaçıyorum senden, kaçabildiğim kadar uzağa...
Ne kadar uzağa kaçsam o kadar yanıbaşımda oluyorsun sonra...
Ben de kalemimi elime alıp yazıyorum. Tükenmez kalemim tükeniyor,
konuşan dilim lal oluyor, anlatamıyorum seni kağıtlara...

Yaşam aşk rengine büründükçe dağlar hasrete yükleniyor. Dağlar taşır mı bu yükü bilmem ama ben eziliyorum hasretten. Aşkın tedavisi yok mu? Acılar çekiyoruz ve tel tel kopuyor hayat ellerimizden. Uzanıyorum, tutamıyorum kopan ipleri.Dur ve bak şimdi geçmişe. Neredeyiz? Başta mı, sonda mıyız, yoksa bu sokağın adı aşk çıkmazı mı?

Her bahar bir başlangıç ve her güzel şey umuda yeni bir adım. Hadi çıkalım saklandığımız kuytudan. Sobelendik çoktan. Çıkalım ve geçen bahar gibi umudumuzu uçuralım kendi gökyüzümüzde bu baharda.İzin verelim martı seslerine, çekelim içimize çiçek kokularını papatya bahçemizde...Hadi çıkalım saklandığımız kuytudan ve kaçalım bu dünyadan..

Yorulduk...Yıprandık...Ama her bahar umut demek hala...Umudum var ama yine de gözlerim yanıyor...Göz pınarlarım kuruyuncaya kadar ağlıyorum...Sonra yüreğimde ebem kuşağı çıkıyor. Her renkte seni görüyorum. Mavi hayallerimizi, sarı bizi ısıtan güneşi çağırıyor aklıma.

Tut ki bu bahar da diğer baharlar gibi bitsin. Ne çıkar...Kaç bahar kaldıysa ömrümde benim o kadar umudum var...

7月24日

oysa küçüğüm daha ben..

Oysa küçüğüm daha ben öyle kolay kalkamam düştüğümde yerden ,hemen onaramam acılarımı kapatamam yaralarımı.Halbuki çok çabalıyorum düşmemek için sağlam basmaya çalışıyorum tutunuyorum birilerine ama küçüğüm ben dimdik duramıyorum işte..emeklesen olmuyor daha yürüyemezken koşmaya çabalıyorum ben..yaralarım var boyumdan büyük acılarım var kaldıramıyor küçük bedenim küçüğüm işte ben hayat neden anla mıyorsunki?herkes büyümeyi isterken ben açıkça söylüyorum işte KÜÇÜĞÜM BEN yorgunum mutsuzum umutsuzum oysa küçüğüm ben neden bana böyle davranıyorsun ki? senle olmak için çabalamıyormuyuz biz?hayatta kalmak için değil mi bunca uğraş?ozaman neden sende biraz kıymet bilmiyorsun..niye bu kadar acımasızsın silahımı indirip irademi geride bıraktığımda neden hep ssavaş başlatıyorsun neden hep beni güçsüz yakalıyorsun..ben kabul etmişken yenilgiyi neden ateşkes imzalamıyorsun?


Herşey senin içinde sen neden benim için var olmuyorsun?neden ki bu düşmanlık naptım ki ben sana niye böyle küsüp gidiyorsun sonrada çok sert vuruyorsun..hiç ummadık bir anda şaşırtıyorsun bir anda yıkıyorsun..aslında herşeyi sen yapıyorsun ben sadece bakıyorum hayat?neden bana böyle davranıyorsun neden birazda beni dinlemiyorsun..birazda ben karar versem birşeylere mesela senin dediğin olmasa herzaman bu kadar bencil olmasan mesela hayat?


Hayat...!!sıkılmadın mı artık birşeylerin hep senin istediğin gibi olmasından biraz da sen üzülsen biraz senin canın yansa mesela..gecelerce uyumasan sende senide birileri yaralasa hiçbişey senin istediğin gibi olmasa mesela ne olur ki sanki..?

Bencil olma hayat daha çok küçüğüm ben savaşamam öyle kolay senle...
7月4日

Kim o gözlerindeki aci....

 
 

Şehre bardaktan boşalırcasına hüzün yağıyor.
Gözlerimden çisil çisil yağmur
Şehrin toprakları hasret kokuyor
Bense topraktan yaratılmış aciz
Daha bi sen kokuyorum yağmurdan sonra
buram buram işliyor kokun
yüreğimde tütüyorsun
her yağmur sonrası
Derin bir sızı ,beter bir iç ağrısı
Gizli bir günahın gün yüzüne çıkışı gibi
kanıyor içimdeki yara

Ey benim gözleri hüzün bulutlum
bakışların yağmur olup
damla damla düşer yüreğime
benim deli gönlüm
sırılsıklam sana ıslanır
ya senin gözlerinde yağmayı bekleyen
o yağmur kim ,kimi ıslatır
ve kimin canını yakar

kim o gözlerindeki acı sevdiğim
Ey benim adı dilime duam
seni dualarını kim ıslatır
kimdir aminlerinde
gözlerinin hayalini yüzüne sürdüğün
senin dua ne ise benim amin onadır
ey benim ömrüm ,yürek sürgünüm

Şimdi şehre her yağmur yağışında
Ben sana ıslanıyorum
iliklerime kadar işleyip
içimi titreten sensin
Ey benim yüreğimin ateşi
senin yüreğine kim yağıyor şimdi...

5月25日

Seni Sevdiğimi Biliyorum Sevgili

 

Ağlamaktan yoruldu gözlerim.
Ne olur mevsime düşen cemreler ve tomurcuklanıp çiçeğe dönüşen dallar adına gül artık...
Sabahın erken saatleri ve dilimde gül deyişim... Burnumda gül kokusu. Gecelere sığmayan hüzünleri gündüzlerin potasında eriteceğim diye selamladım şafağı!
Bu ilk sensiz baharım değil biliyorsun ve ikincisi olmakla da kalmayacak. Daha kaç bahar karşılarım sensiz? Bilmiyorum! Gecenin en kuytusunda, seni saklamaktan yorulsam da, aydınlıklar bile dinlenmeme imkân vermiyor ve yokluğun ağır bir yük olmuş olsa da.
Karanlığı gecelerden toplamak biriktirmek ve gündüzlere serpiştirmek, yok etmese de var olanı. Gördüm, sevdim, yaşadım ve anladım. Sanırım artık yaşananlarla devam etme zamanım sevgili anladım.
Baktım ki ölümün ardından herkes ağlıyor. Bir ilk yapalım dedim yüreğime. Biz onu hiç ölmemiş sayalım ve gülelim. Sen hangi yanımı öldürmüştün, ya da ben hangi yanını unuttum ve karar verdim, yokluğunda senin ben de benim sen de öldürdüklerime can vereceğim! Bu baharın renkleri ile boyayacağım hepsini. Bir cesedin resmi asla olmayacak bu yaşanmışlıkta. Bakma dizlerimin titrediğine sen. Korkudan değil o sadece heyecanımın yansıması! Yılgınlığımı yendim bu sabah ve haykırıyorum "ey şer-i vesveselerin gölgesi". Gözlerimdeki güneşe gücün yetmeyecek ve yok olacaksın.
Ben bir yok oluyor, bir var oluyordum. Yokluğum "faili meçhul"lere yazılıyor, varlığım ise, meçhulün failini aramakla geçiyordu ya...
Artık ne meçhul var ne faili. Ben başkaldırdım, baharda çiçeklenen dallar misali, ben başkaldırdım. Dağları delen Ferhat, çölleri aşan Mecnun, ateşi ehlileştiren Kerem misali...
Ben başkaldırdım ve artık sevdamı sensizliğe haykırıyorum sevgili.
Pılını pırtını toplayıp gidenlere inat, kalacağım zamanın en ortasında. Eksileri sildim, benim bakışlarım olacak bütün sevinçlerin artısında. Zaman mefhumunun efendisi olacak, bu yeni ömrün başlangıcı, bu sabah müjdelerle doluyum inan bana. İşte bundan dizlerimin titremesi.

Bir bedende, bin duygu. Bir ruhta bin heyecan var ey sevgili... Şimdi, sende olduğun yerde, güneşe dön gözlerini ve sadece gülümse.
Bil ki bu yazı, sensiz ikinci baharın resmi değil, seninle sensiz yaşayacağım tüm baharların resmi. Ben kara kışları yendim sevgili. Sendin ve hep sen olacaksın bundan sonra bütün baharlarımın ismi.
Biliyor musun sevgili; "Bakışlarını derlemekmiş en iyi yaptığım şey, onlar şimdi cemre düşürüyor yokluğuna. Ve kaç bahar yaşıyorum gözlerimde kalan bakışlarınla sende beni düşün kalma kara kışlara"
Beni sevdiğini bilmesem bile
Seni sevdiğimi biliyorum sevgili...

 
 
 
第 1 張 / 共 1 張

 

 

請稍候...
很抱歉,您輸入的回應過長。請縮短您的回應。
您尚未輸入內容,請再試一次。
很抱歉,目前無法新增您的回應,請稍後再試。
若要新增回應,您的父母必須先給您權限。要求權限
您的家長已關閉回應功能。
很抱歉,目前無法刪除您的回應,請稍後再試。
您已超過每日回應上限次數,請於 24 小時後再試一次。
由於系統顯示您可能傳送垃圾郵件給其他使用者,因此您帳號中的回應功能已遭停用。 如果您認為自己帳號遭錯誤停用,請連絡 Windows Live 支援
請完成下列安全檢查,以完成回應。
您輸入的安全檢查字元必須與圖片或音訊中的字元相符。
 

   

           

     bir ömür anlatılabilir bir şiirde..
vaya belirsizlikler
gitmelerin ardından agıtlar yakılır
susmalar belirir satır aralarında..

hersey anlatılabilir üç beş satırda
yaşama dair herseye anlam yüklenebilir
veya yazılabilir,mucizeler,güzellikler,ardı ardına gizlenir
dizelerin sessizlğinde..

hersey anlatılabilir bir şiirde
kısa yasam öyküleri,beklentiler sevmelerden yana
yani kısaca akla gelen ne varsa anlatılabilir şiirlerde
betimlemelerden yararlanılır kah dogadan destek alınır
kah mucizelerden..

şimdi ne anlatabilirki seni??
nasıl tanımlamalı gözlerindeki gizemi
mercan mavisimi demeli ?
okyanus yeşilimi ?
yoksa,yoksa gecenin o simsiyah perdesimi?
nasıl anlamlandırılırki?
bir çift gözdeki yaşam büyüsü..

ne zaman yazmaya yeltensem
gülüşün takılır bakıslarıma,
masmavi gözlerinde anlamlar dizili
sırdır mucizeler gülüşlerinde
gülerken sen güller açar
gülerken sen mevsim coşar
sonra
ben şair olurum,kalem bir olur
yazılmış ne varsa güzelliğine dair
hepsini alırda koynuma,
ben şair olurum
anlatmaya calısırım,gözlerindeki gizemi..

sen gülersin olur olmaz sancılar kaplar bedenimi
sen gülersin ben şair olurum
gözlerinde susuz kalırım
bakıslarında mutlulugu yudumlarım
hasret olur gözkapakların
ve her saniye birdaha ölür birdaha dirilirim..

bir şiir çaldım gözlerinden
sevmeyi , hayatı anlatan,
zifri karanlıgımda bir tutam aşk olan
bir şiir caldım gözlerinden
yeniden doğmak için
yeniden küllerimden..

gözler ki,sende birer parcası ilah'ın
gözler ki, seni en katı zülmun silahın
vur o şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
sen öldürürkende gülerkende yakısıklısın..

şimdi ne anlatabilirki seni ?
susuşun mermi,gülüşün gizemli,
olmadı gitmelerin sitemi
şimdi ne anlatabilirki seni?
iyisimi ?
baştan ayağa sen demeli..
sen.... sen....sen....
yinede sen....
illede sen......

şimdi ne anlatabilirki seni?
bir yanda geçmişim,bir yanda güz mevsimi

sen kapatma gözlerini
kapatırsan eger
maviler hayata küser..

 

  

 

1 天前
garipgarip撰寫:
Aksaminiz hayirli CUMA,niz mubarek
olsun arkadasim saygilarimla... 
     Image and video hosting by TinyPic
 

                         GO TO LUSTYPROFILES.COM 

Sordum Hayat Nedir? Dediler ki;

Hayat mutlu yaşamaktır
Ölüme hazır olmaktır
Hayat değer vermektir
Dost kıymetin bilmektir
Hayat su gibi akmaktır
Ve denize kavuşmaktır
Hayat bir limandır
Kısa bir zamandır
Hayat yaşamayı bilmektir
Şehadet ederek ölmektir
Hayat bir içim sudur
Yaşama tutkusudur
Hayat ertelemedir
Bilinmez neye gebedir
Hayat bir tutkudur
Allah’ın lutfudur
Hayat aşık olmaktır
Bir yere tutunmaktır
Hayat hep merak etmektir
Merakını gidermektir
Hayat hazırlanmaktır
Birazcık zorlanmaktır
Hayat nefes alıp vermektir
Ölürken günahsız ölmektir
Hayat bilmediğini bilmektir
Ve öğrenmeye devam etmektir
Hayat elinle kalem tutmaktır
Hakkıyla talebe okutmaktır
Hayat bir misyon yüklenmektir
Sabırsızlıkla beklenmektir
Hayat ölümü bilmektir
Ölüme gülümsemektir
Hayat dimdik durmaktır
Haktan yana olmaktır
Hayat bir süre yaya yürümektir
Yaşlanıp ayağını sürümektir
Hayat herkese selam vermektir
Tüm insanlara gülümsemektir
Hayat günahlara dalmaktır
Sonra dönüp pişman olmaktır
Hayat yaşarken uyumaktır
Ancak ölümle uyanmaktır
Hayat bir gaflete dalmaktır
Kendinden intikam almaktır
Hayat candır canandır
Allah’a kul olmandır
Hayat yaşamaktır
Hep canlı olmaktır
Hayat kısa bir çizgidir
Ya da yanık bir ezgidir
Hayat insanları sevmektir
Güzel yaşamak ve ölmektir
Hayatın manevi bir yönü vardır
Hayat ölümle son bulmayacaktır
Hayat yokuşa tırmanmaktır
Her şeyi hak edip almaktır
Hayat bir alış veriştir
Belki karlı bir iştir
Hayat belki her şeydir
Belki de hiçbir şeydir
Hayat zorlu bir imtihandır
Ölüm zilin çaldığı andır
Hayat sorumluluktur
Sosuz bir mutluluktur
Hayat yemek içmektir
Nefsani bir istektir
Hayat yaşamaktır
Yaşamak sanattır
Hayat bence paradır
Parasız hayat çok zordur
Hayat sağlıktır, sevgi, saygıdır
Yarına duyulan derin kaygıdır
Hayat hoşgörüdür ve özgürlüktür
Hayattan ders almamak bir körlüktür
Hayat kimine göre kafayı çekmektir
Sarhoş olup demlenip kendinden geçmektir
Tiryakiye sorarsan derin bir nefes almaktır
Çıkan acı dumanda keyifle boğulmaktır
Hayat yerle gök arasında sıkışıp kalmaktır
Geçmişten ders alıp, geleceğe uzanmaktır
Hayat her gün dikleşen merdiveni çıkmaktır
Her gün doğan yeni güne umutla bakmaktır
Hayat bize verilen sınırlı bir zamandır
Aslında bizim için cetin bir imtihandır
Hayat mezardan sonrasını görmektir
O günler için bonus biriktirmektir

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic

3 天前
garipgarip撰寫:
 
GECENIZ HAYIRLI YARINLARINIZ HUZURLU MUTLU  BASARILI OLSUN ARKADASIM SAYGILARIMLA...
Image and video hosting by TinyPic
Image and video hosting by TinyPic                                             Image and video hosting by TinyPic  

Image and video hosting by TinyPic  YAŞAMAK İSTİYORUMImage and video hosting by TinyPic    


İnancımı yaşamak istiyorum,
Fırtınalı ve depremli dünyada,
Allah’ın büyüklüğünü haykırmak istiyorum,
Galaksiler ve beyin boşluğum arasında.

İhlâs ve samimiyet sömürüsü,
Karadağ gibi, çöktü duygularımın ortasına,
Ufacık radyo bile, tatmin etmedi beni.
Zerre kadar nefesçikler,
Beynimi oksijenlemedi, eksoz deryasında,
Karbonların içinde oksijen misali,
Can damarı olmak istiyorum,
Beni kuşatan sevgi dolu enerjime.

Kalbim buruk, fakat ufkum açık,
Bazen uykuya o kadar dalıyorum ki,
Rüyalarım korkutuyor beni.
Sahi rüyalar ne demek; firen mi, yaşam mı?
Yoksa ebedi hayat tarlasının bir uyarısı mı?

Korkuyorum, rüyalar âleminde yaşamaktan,
Gerçekler bizi çepeçevre kuşatmışken,
Ağlıyorum hıçkıra hıçkıra,
Lakin yaş bulamıyorum, göz çukurlarımda,
Çöldeki serap misali, yaş arıyorum gözlerimde,
Kalbim, beynimle temasını yitirmek üzere,
Dünyanın kahpe yüzü,
Beni çekmeye çalışıyor kendine…

Aman Allah’ım hakikat meyveli ağaçlar!
Hep serap olmuş, hayat felsefesinde,
En ileri aydınlar; olmuş din, iman tanımaz,
Allah’ı Peygamber’i bir an olsun anmaz,
O, hep yakar, kendini ve çevresindekileri,
Başkası için hiç tutuşup yanmaz…

Rabbimin oku emrine karşılık,
Sokulur, küfür çukuruna;
Onun hakikati, hâlâ para ve dünya.
O, ruh âleminin yaban keçisidir,
Ağlamaz, ağlayamaz; güler hep güler,
Neden güldüğünü bilmeyerek…

Evet, inancımı yaşamak istiyorum,
Ağlayarak ve haykırarak,
Zincirleri kırmak istiyorum,
İçimdeki vesveseleri yakarak.
Kalbimi beynime emanet ediyorum,
Kur’an hakikatini düşünerek…(Alinti)
4 天前
garipgarip撰寫:
Gününüz hayirli huzur mutlu saglikli olsun arkadasim.....
Martı

 
 
Martılar

İçim sıkıntılı yine deniz sahile vuruyor
Yanıma gelip konuştu benimle martılar
Göz yaşlarımı sorup dertlerimi dinlediler
Dinledikçe dayanamayıp ağladı martılar

Aşkta karanlık her yer hiçbir şey görülmüyor
Ne ay ışık vuruyor nede güneş doğuyor
Karanlık kader kahpe felek hiç bana gülmüyor
Bir çıkış yolu yok çıkamazsın dedi martılar

Uzun karanlık ve yorucu oluyor geceler
Tükenmiyor bitmiyor içimdeki çileler
Ne bir umut ne bir ışık hep aynı dertler
Karanlıkta yürümeye alışmalısın dedi martılar

Göz yaşlarım yarime dinlemiyor ki beni
Sevemem başkasını kimse tutmuyor onun yerini
Kader değil çileler yendi o güzel günleri
Gözlerini kapatıp eğdi başını martılar

Her şey bu kadar mı böyle mi kapandı aşk kapısı
Nedense hiçbir şey yıkıp geçmiyor sancıları
Kimse yok etmiyor güneşi örten bulutları
Umutsuz bir aşk deyip karanlıkları aşıp gitti martılar

özgürlük

5 天前
Kenan撰寫:

Bir yüzük alıp takıcam parmağımaben artık yanlızca seninim sevgili...hayırlısı sen misin değil misin bilemem.
"O" Der Yuregim Sadece "O" hani hep dualarımızı bu yönde yaparız ya."hayırlısıysa olsun."Hayrı'da Şer'i de yaratan aynı
Yarattığına hükmedende oydu.Benim dua'larım farklıydı.Hayırlısı o değilsede o olsun Allah'ım
Senin herşeye gücün yeter
Helalim o olsun derdim.Ondan gelicekleri geri çevirmek değildi amacım.o benim kalbime eşsiz bir sevgi verdi zaten.tek amacım o sevgiyi kalbimde muhafaza edebilmek.Sende benim olduğunu söyliyebilicekmisin?yine kendinden emin değilsin dime...
o zaman elini o güzel kalbine koy ve hissettiklerini düşün. sen emin olmasanda o biliyor.Dışarda el ele gördüklerin sevgilimi sanıyorsun?öpüşenler sevgili mi? sevişenler? Nikah masasında imza atanlar evet diyenler sevgilimi sanıyorsun?
Yanılıyorsun...Herkes sevemez böyle herkes gerçekten sevemez...Kara sevda dedikleri bu olsa gerek hiç vazgeçilemiyen...Neden kara derler bilmem ama bildiğim tek şey
karanlığın ölçülemediği...Aynı sevgimi hiçbir kelimenin anlatamadığı gibi
bir değil bir kaç ömür yetmez bunu yaşatmaya yaşamaya...Hep seni yaşıyorum biliyor musun? her an her saniye
Akıl unutur belki zaman zaman peki ya kalp?Sevmek akıllı işi değil zaten ki akıl hep seni düşünsün.
Sevmek gönül işi. Sabah seni yaşamışsamAkşam olunca yine seni yaşadığımdaki hisler aynıysa sen hep bende yaşıyorsun demektir.Değişmiyen döngüsün sen bende..Her son bahar yağmuru gibi...Her sabah doğan güneş gibi
Ay'ın her gece tepemde çizdiği aynı rota gibi.Ben hep
şiirlerimi kendime okuyorum.hiç yazasım gelmiyor sevgili
Yazıpta geriye ne bırakıcaksın ki?yaşıyamadığım şeylerin kanıtı sözlermi?Gel diyorum işte bu insanlığın sevmenin kıymetini bilenlere ihtiyacı var.Bizlerde hakkını yersek sevginin iyice küstürücez insanlığa sevgiyi.Geleceğin neler getiriceğini hiç bilmiyorum.Ama senden vazgeçmiycem ya zaman beni sevindiricek yada üzücek.Hayallerim var çok sen gidersen onlarıda götürüceksin.Sen sevgi tohumuydun. Yaradan seni ekti kalbime...

11 月 14 日
...
由 
由 
由 
由 
由 
由 
由 
由 
由 
由 
更多...