Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Uçsuz uçurumlara düşüyorum Ağlayınca şişen göz kapaklarında Hangi tankerleri yüzdürdün bu akşam? Sığınağımıza kaçan birkaç damla yağmur Gözyaşına mı karıştı yoksa?
Fazla değil mi bu sessizlik ikimize; Beni susarken bölme!
Satır aralarındaki sızıntıdan kendimi ele veriyorum Ben sana, seni gösteren bir aynaydım Dökülseydi sırlarım sen de göremeyecektin Ben ki kendimi yine sırlardım Sen kendine yeni aynalar bakmasaydın Buldun mu yüzüne en uygun olanını? Ve ağrılarını saklayabildin mi, sırsız aynaların sırrına? Kulaklarıma sağır sesler peydahladım Beni susarken bölme!
Az daha doğduğumuz öykü de ayaküstü ölüverecektik; Anamızdan emdiğimiz acılar burnumuzdan gelecekti az daha… Dipsizliğinde dibi tutarmış sandık, sanma oyunlarımızda Meğer suskunluğumun dibi karaymış Ben kuyu sanmışım Ben susarken bölme!
Merhemine biraz Ağrı sür biraz Toros
Yol ortasında adresim yutuluyor bırakma ellerimi Duru durdurmaya duramıyor, durak sandığımda köprüleri Oysa her şeyi birleştiren köprüler yine ayırdı bizi Saçlarını sakladığın rüzgarı biraz savursan Açılmayacaktı bu kıyı şeridinden Zulamdaki sardunya suskuları Beni susarken bölme!
Ellerin büyükken ellerimden Hangi coğrafyama sakladın, mendilleşen parmaklarındaki yaşları? Bana do minör bağırma Uslu bir su kuşuyken bünyemde Verdiğin geçici rahatsızlık için, ömür dilerim senden sadece! Ben sana ne yaptımların kaldı bak Bu ucube caddelerde Susmanın onaylamak olduğunu hatırlattığın bir gecede Beni susarken bölme!!!
Yetim bir sevdanın eseri gibi İçimde bir çocuk öksüz kalıyor Yüreğim firarda serseri gibi Haykırmak istiyor sessiz kalıyor Gem vurmuşum damağıma dilime Kelimeler tatsız, tuzsuz kalıyor Zalim firkat acımıyor halime Mor sümbüllü bağlar otsuz kalıyor
Yâre değmez benim topum tüfeğim Er meydanlarında atsız kalıyor Bir güzele yenik düşen yüreğim Soğuk bir gecede odsuz kalıyor Sevda yüreğimde onulmaz yara Hasretim bitmeden emsiz kalıyor Söyle ey sultanım ne ola çare Gönül muhabbette demsiz kalıyor Gayri iflah olmaz bu yetim sevda Sılada gurbette yurtsuz kalıyor Bin kere gitse de etse de veda Aklım sevgilide şartsız kalıyor
Baba şimdi ne söylese söylesin Hasretler uslanmaz, arsız kalıyor Söyleyin o yâre gönül eylesin Burada bir garip yarsız kalıyor
Hayirli geceler Canım dua dostlarım hepinize hayırlı haftalar, Allahım bütün işlerinizde kolaylık versin hepinize, elinizi attığınız her işi ,adım attığınız her adımınızı nurlandırsın güzel Rabbim. Heryerinizi nuru ile donatsın, dualarınızı da melekler duası ile kabul eylesin.
Aynan olmalıyım... Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi... Hem sakınmadan, mertce... Hani bilirsin, esirgemem lâfımı, Ne şekil gelirse, öylece... Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama, Seni de dupduru isterim karşımda...
Dostsan,
Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden! Arkamdan şikayetlenme! Yiğit ol! Gerekirse yiğitce azarla, çekinme! Lâf değil, icraat beklerim senden! Öyle bak ki, hislerini görebileyim... Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim...
Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı! Dil dönerken söylenmeli her şey... Kulak duyarken anlatılmalı... Göz bakarken bakmalıyım sana... Can sağ iken sarılmalı... Keşkelere meydan vermemeli hayatım, Pişmanlıklarla yoğrulmamalı....
Hayır!
Dirime selâm vermeyen, Ölüme de fazla yaklaşmasın! Dostsan, ölmemi bekleme! Haklıysam, yaşarken savun beni! Yaşarken yanımda ol! İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan! Ve inanmamışsan, sakın rol yapma! Her söylediğimi onaylaman sart değil... Her yaptığımı beğenmen de gerekmez... Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma! Yadırgayabilirsin beni, Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma... Kandırmanı aslâ kabul edemem! Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama, Beni, bana sormadan yargılama! Her yediğimiz aynı olmaz belki, Her dakikamız birlikte geçmez... Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de, Agladığında seninle birlikte oturup ağlarım... Belki her çağırdığında gelemem fakat, Derdine ortak ararsan, koşarım... Ben de herkes gibi insanım elbet, Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok! Senin işin bu değil! Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında...
Dostsan,
Küçümsemeden, küfretmeden, Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma... Dinlenmek istediğinde, hic düşünme, sana özel bir limanım,
Ama...
Yorulduğum zamanlarda, Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına... Seni bir cocuk kadar saf sevebilirim Ve bir deli kadar art niyetsiz... Uğruna seve seve hesabı şaşırırım... Görmezden gelebilirim yanlışlarını... Başkaları enayilik sayabilir, Baskaları akılsızlığıma yorabilir, Bunlari dert bile etmem, ama, Sen, aslında aptal olmadığımı, Her an, tekrar tekrar hatırla! Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma! Seviyorsan, cimrilik etme, söyle! Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla, Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum! Neyse, o olmalı insan... Kendisi olmaktan korkmamalı! Kendisi olmaktan kaçmamalı! Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama, Ben olduğum için bırakırsan beni, Yas da tutmam arkandan!
Bedel mi?
Ödemeyeceksen çıkma yola! İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin... Kendince küser barışır, kendi kendini yersin! Dostsan, mevsimince yağ... Kışsan kar ol, güzsen yağmur... Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem, Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama, Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma... Belki de çok geldi bunca talep... Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok, korkma... Sana fazla geldiğim ilk anda, Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin... Geçip gidebilirsin,borçluluk hissetmeden... Mutlaka bir açıklama da beklemem senden, ama, Gitmeye davranırsam bir gün, Sen de karşımda set olma!
Gittin beni öylece bırakıp gittin. Hiç düşünmeden Bensiz ne yapar?diye Bensiz mutlu olabilir mi, yaşayabilir mi? demedin. Her şeyi bir anda üstelik bir hiç u runa sildin...
Demek ki hiiç sevmedin sen. Öyle ya sevsen bir anda bırakabilir miydin? Beni yıkıp, yalnızlı ıma terk edip gidebilir miydin?
Ne yapalım sevdi im, canın sa olsun. Madem ki sevmiyorsun, istedi in gibi olsun. Zorla sevdirecek halim yok. Sana alıştı ım gibi sensizli i de alışaca ım başka çaresi yok. ARAMAYACAĞIM... Belki yine a larım gecelerde, bir süre daha. Her telefon çaldı ında sen zannederim umutsuzca... Kalbim durmak istese de atar bir müddet daha...Sanma ki ömrüm boyunca seni sevece im. Dedim ya bir süre daha, belki bir ay belki üç yıl... Ama sonunda unutaca ım. Göreceksin senin beni sildi in gibi ben de silece im seni.
Senden tek iste im artık karşıma çıkma sevdi im. Sözünde dur ve sakın geri dönme. Çünkü ben dönmeyece im.
Aşkından ölsem de, sensiz bu dünyaya her gün lanet okusam da dönmeyece im. Sen de öyle yap gelme geri. Madem ki gittin dönme...
değerli arkadaşım güzel ziyaretin ve yorumun için çok teşekkür ederim sevgilerimle